MENÜ
Tamer YAZAR
Tamer YAZAR
tameryazar@hataybizimmedya.com
Paylaş Paylaş Paylaş Yazı 24 defa okundu.

Epstein'ın Listesi... Hikayenin Neresindeyiz?

Trump özelinde Amerika'da patlayan ve parçaları çok geniş bir alana yayılan Epstein skandalı, sadece küçük yaştaki kızların cinsel bir obje olarak kullanılmasıyla ilgili değil, ama bu başlık üzerinden, siyasi / ekonomik anlamda çok güçlü isimlerle ilgili tutulan karanlık listeler, kayıtlar, fotoğraflar ve belki de yapılan şantajlar noktasında daha da genişliyor.

Güne, İngilizce olarak paylaştığım son köşe yazımın başlığında sorduğum bir soruyla ilerleyelim ve... Tutuklanmasının ardından konulduğu, yüksek güvenlikli New York'taki Metropolitan Cezaevi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da intihar etmiş olarak bulunan Jeffrey Epstein'ın gerçekten de intihar mı ettiği, yoksa "o bahse konu listelerdeki güçlü isimlerin senaryosunda öldürüldü mü" sorusunu soralım.

Niye mi?

Amerika'da, yüksek riskli mahkumlar için "intihara dirençli" olarak adlandırılan hücreler kullanılır. Bu tür hücreler, kesici/delici nesne barındırmayacak şekilde tasarlanır. Daha net bir anlatımla; sert mobilya yoktur, buna dair çıkıntılar yoktur, havalandırma ızgaraları küçüktür. Normal hücrelerde bile çamaşır ipi, kemer, uzun kablo, ayakkabı bağı gibi asma riski taşıyan eşyalar kısıtlanır. Bu tür cezaevlerindeki kamera sistemlerini, sık sık yapılan sayımları ve kontrolleri de unutmayın!

Epstein'ın, hücresinde bulunma şekli daha da ilginç...

10 Ağustos 2019 sabahı, gardiyanlar tarafından baygın şekilde bulunmuş. Paylaşılan kayıtlarda, Epstein’ın, hücresinde, yatak kenarına / ranzanın üst kısmına bağlı bir turuncu renkli ip benzeri bir malzemeyle asılı pozisyonda olduğu belirtilmiş. Denilene göre, bu malzeme, bir çarşaf veya bir gömleğin parçalarından, kendi eliyle yapılmış. Ama garip olanı, şu detay; Vücudu, diz çökmüş / yarı oturur pozisyonda, ayakları yere yakın, kalçası yerden yaklaşık 2-4 cm yukarıda şeklinde bulunmuş, yani tam anlamıyla havada sallanmıyormuş! Tıbbi olarak bu tür intihar vakaları olsa da, hatta kabul edilebilir, Epstein gibi, elindeki kara defterine kayıtlı onca ismi elinde tutan ve yıllardır da bu defter üzerinden güçlenen biri için bu vazgeçiş, çok erken oldu, bir çoğuna göre.

Hele ki, onun ölümünün bir çok kişiyi bu anlamda rahatlattığı düşünülecek olursa...

Eldeki soruların ve cinayet şüphesinin asıl detayı ise, 23 Temmuz 2019 gecesi!

Yaşanan bu olaydan, yaklaşık 17-18 gün önce, Epstein'ın, tutuklu bulunduğu hapishanesindeki hücresinde baygın halde bulunması, bunun da bir intihar girişimi olarak kayıtlara geçmesi! Daha da çarpıcı olan ise, Epstein'ın, ilk anda hücre arkadaşının onu öldürmeye çalıştığını iddia etmiş olması, ancak daha sonra bu iddiasından vazgeçmesi, ne olduğunu hatırlamadığını söylemesi!

Anlayacağınız, elde, konuşursa deprem etkisi yapacak bir adam var!

Epstein ile ilgili iddiaları asla kabul etmeyen bir Amerikan Başkanı da!

Hatta bu iddiaları açıkça soran gazetecilere hakaretler yağdıran bir Başkan!

Şunu çok net biliyoruz,

...eğer Epstein, her şeyi anlatıp ifade verseydi, sonuçları felaket olurdu!

Sizce, Trump gibi bir figür ya da onun çevresindekiler, böyle bir ifşayı göze alır mıydı?

Gördüğünüz gibi komplo teorileri bitmiyor, cinayet şüphesi de bu teorilerin gölgesinde hep duruyor. Bu teorilerin kalabalığında gündem dışı bırakılmak istenen Epstein’ın ölümü, adalet arayan mağdurları susturmasa da, suç ortaklarını sorgulanmaktan şimdilik korudu gibi...

Ulaştığımız noktada soralım;

Epstein, eğer kendini öldürmediyse, nasıl öldü? Ölümü, kimlerin işine yaradı? Hangi sırların gömülmesinden kimler memnun kaldı? Bu konuyla ilgili tartışmalardan ve sorulardan en çok kim rahatsız oldu? Gazetecilerin bu konuda sorduğu sorulara en çok kim veryansın etti? Epstein Dosyası, ülkenin birinci gündem maddesiyken, gündemi değiştirmek için kimler neler yaptı? Venezüella baskını, ICE diye bilinen Immigration and Customs Enforcement (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) güçlerinin ABD şehirlerinde yarattığı şiddet dalgası buna mı dairdi?

Bu bir film olsaydı, şu cümleyle final yapardı:

Jeffrey Epstein’ın hücresi sadece bir hapishane değildi, aynı zamanda sırlarla dolu bir kasaydı!

Aslına bakarsanız; o kara kaplı defterler, alt alta sıralanan isimler, şantajlar, güç oyunları, gölgelere sinmiş anlaşmalar, itibar suikastları, sadece Epstein Dosyaları ile Amerika'da değil, ama dünyanın her yerinde, paylaşılmaya çalışılan gücün paydaşları arasında mevcut olmasına mevcut da... Kolları, başka ülkelere, hatta Türkiye'ye uzandığı ifade edilen Jeffrey Epstein'ın, yüksek güvenlikli bir hapishanenin hücresinde intihar etmesi şeklinde sunulan bu son hikaye, hikayenin kurbanlarından bağımsız, paylaşılamayan o gücün sahipleri tarafından gölgelerde tutulmak istenecek kadar karanlık!

Köşe Yazıları