MENÜ
Tamer YAZAR
Tamer YAZAR
tameryazar@hataybizimmedya.com
Paylaş Paylaş Paylaş Yazı 29 defa okundu.

Bülent Arınç Ve CHP! Özgür Özel Ve AKP!

19 Mart yaklaşırken, CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı, tutuklu Ekrem İmamoğlu davası tüm tartışmalı başlıklarıyla sürerken, CHP'li belediyelere yönelik 'kayyum' atamaları ve gözaltılar / tutuklamalar da devam ederken, tabi 'mutlak butlan' davasının da parti için nasıl sonuçlar doğuracağına yönelik felaket senaryoları dahi yazılıp çizilirken,

...AKP'nin kurucularından, ara ara parti içindeki bazı isimlere muhalif bir ses gibi gözüken, ama detay vermeden sadece başlıklarda kalma ısrarına sadık kalan Bülent Arınç'la, Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı kazandığı liderlik koltuğunu ne kadar hak ettiğine dair muhalif sesleri dünden bugüne bir türlü susturamayan Özgür Özel'in basına ve hatta partili isimlere kapalı görüşmesini izledik!

Haklısınız, "iki Manisalı hemşehrinin görüşmesi" diye basitleştirilen ve hatta normalleştirilen bir durumu izledik.

Peki, konu, Ekrem İmamoğlu'nun, "19 Mart Darbesi’nin 1. yılında, her şeyin başladığı yerde buluşuyoruz" demesi miydi? Şu ana kadar toplanan milyonların çok daha fazlasının bir araya gelmesine yönelik "gerek yok" mesajı mıydı? Yoksa konu, İmamoğlu'na dair süreç miydi? İmamoğlu'nun yargı süreci (mutlak butlan, ev hapsi vs.) için arabuluculuk veya "yumuşatma" talebi miydi? CHP'li belediyelere yönelik polis operasyonlarının gidebileceği noktalar mıydı? CHP içinde yaşanan parçalanmışlığa dair "tavsiyeler" miydi? Ekrem İmamoğlu'nun daha çok uzun süreceğe benzer davası açısından, "2028 için yeni bir aday belirlensin" üzerine miydi? Yoksa, "Normalleşme" adı altında, AK Parti'yle, arka kapı diplomasisi miydi?

Açıkçası, "CHP, İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 99'uncusunu 18 Mart'ta Saraçhane'de düzenlemekten vazgeçer mi" sorusunu sormaya gerek bile yok ama...

Özgür Özel, tartışmalı görüşmenin tutanaklarını PM ve MYK’ya sunmadıkça, bu görüşmenin gölgesinde biriken soruların yarattığı senaryolar bizi daha haftalarca idare edecek kadar zengin!

Bu arada, "Mutlak butlan veya İmamoğlu konusu konuşulmadı" diyen Bülent Arınç, CHP lideri Özgür Özel ile görüşmesini anlattı anlatmasına da, bizlerin "bilmesi gerekenler" kısmını anlattı aslında. Özgür Özel mi? Bu çok eleştirilen görüşmeye dair çok net bir şey söylemedi henüz. Ama bunu yaparak da, meydanlara toplanan milyonlara yönelik savrulan o öfkeli ve ASLA TAVİZ VERMEYECEĞİZ diyen sloganları gölgesinde, kameralara mutlu mesut gülümseyen görüşmenin verdiği mesajla, az biraz rahatsız etti.

CHP içinde de bazı isimlerin ve kesimlerin buna dair rahatsızlıklarını sosyal medya üzerinden okumaya devam edişimiz bundan.

Saraçhane mitinglerinin en büyüğünün 18-19 Mart sürecinde İstanbul'da yapılmasına yönelik, iktidar kanadında da bir rahatsızlık olduğunu söylemek, çok yanlış olmayacak ama, ara ara AKP ve Erdoğan'la 'normalleşme' siyaseti için direksiyonu kıran Özgür Özel'in, bu defa, önceki meydan konuşmalarından farklı ne diyeceğini açıkçası hiç merak etmiyorum.

Çünkü biliyorum...

Söylemlerini de siyasetini de...

Israrla vazgeçmediği zikzaklarını da...

"DEĞİŞİM" sloganlarıyla geldiği CHP'de, Kılıçdaroğlu'na yakın isimleri değiştirmenin ötesinde, CHP'de hiç bir şeyi değiştirmediğini de...

CHP'nin yapması gereken çok net bir şey vardı aslında!

Ekrem İmamoğlu davasından ve ona verdiği destekten vazgeçmesin tabi ama, 2028 gerçeğinde, Ekrem İmamoğlu ile yakaladığı rüzgarı aynı şiddetle devam ettirebileceği bir isim de belirlesin. Hatta bazı isimleri kamuoyuyla paylaşıp, o rüzgarı hangisiyle devam ettirebileceğini de şimdiden hesaplasın. Bu ismin Mansur Yavaş olamayacağını hepimiz çok iyi biliyoruz, ama toplumun sağından da solundan da oy alabilecek bir ismin, CHP'nin siyaseten geleceğini belirleyeceğini de unutmasın.

O yüzden de, Özgür Özel'li CHP'ye en net tavsiyem, Ekrem İmamoğlu'ndan gelecek mesajın da okunacağı böylesi büyük bir miting için çok iyi bir konuşma hazırlaması!

Konu, oradaki milyonlara slogan attırması değil...

Konu, 'HAKLIYIZ, KAZANACAĞIZ' demek de değil...

Ama bugüne kadar yapılan mitinglerin ardından, bir fark ortaya koyabilmek...

Bazılarınız, "biliyorsan sen söyle" diyecek ama, onu da ben değil, Özgür Özel bilsin artık! İçine düştükleri labirentin çıkış kapısını bulabilmek için bir oraya bir buraya çarpmaktan kurtulmanın yolunu bir zahmet o bulsun!

Bulamıyorsa da, "kurtuluş" için "Kemal Kılıçdaroğlu"nu gösterenlere de kızmasın...

Köşe Yazıları