MENÜ
Mithat ÖZTÜRK
Mithat ÖZTÜRK
mithatozturk@hataybizimmedya.com
Paylaş Paylaş Paylaş Yazı 323 defa okundu.

YAHU ARKADAŞ!.. SİZ BİZİ GERÇEKTEN SAF MI SANIYORSUNUZ?

Kıymetli okurlarım,merhaba…

İzninizle bir konu hakkında sizinle dertleşmek istedim… 

Eminim ki sizlerde bu sekter,kaypak tavırlardan muzdarip siniz. 

 

Yahu arkadaş!..

Bu siyasette nasıl bir alışkanlıktır böyle?

Bir siyasetçi çıkar, kürsüye geçer… Bazen öyle bir laf eder ki, duyunca insanın kaşları havaya kalkar.

Söyler, söyler, söyler…

Sonra bir bakar ki millet tepki göstermiş.

Eyvah!

Hemen tornistan…

“Yanlış anlaşıldım.”

“Ben öyle demek istemedim.”

“Sözlerim çarpıtıldı.”

“Bağlamından koparıldı.”

Hadi canım siz de!..

Öte yerde oynayın!

Millet artık bu numaraları yemiyor.

Çünkü mesele sadece ne söylediğiniz değil; söylediğiniz sözün arkasında durup duramadığınızdır.

İnsan bir söz söylerken düşünecek arkadaş!

Hele ki siyasetçiyseniz iki değil, on kere düşüneceksiniz.

Çünkü ağzınızdan çıkan sıradan bir vatandaşın sözü değildir.

O sözün bir karşılığı, bir sorumluluğu, bir sonucu vardır.

Ama ne hikmetse tepki geldiğinde herkes bir anda yanlış anlaşılmış oluyor!

Ne güzel memleket…

Söylerken cesaret, tepki gelince mazeret!

Peki hiç mi insan çıkıp da:

“Evet, bunu ben söyledim.”

“Yanlış söyledim.”

“Yanlış düşündüm.”

“Milleti kırdım, özür diliyorum.”

diyemeyecek?

Neden bu kadar zor?

Çünkü galiba siyasette en zor şeylerden biri hata yaptığını kabul etmek.

Oysa büyüklük, hiç hata yapmamak değildir.

Büyüklük, hata yaptığında kıvırmadan, lafı eğip bükmeden, başkasını suçlamadan “Ben hata yaptım” diyebilmektir.

Ama bizde ne oluyor?

Önce büyük büyük konuşmalar…

Sonra tepki…

Ardından açıklama…

Ardından ikinci açıklama…

Sonra danışmanlar devreye giriyor…

“Sayın vekilimiz aslında şunu demek istemiştir…”

“Sayın başkanımızın sözleri farklı anlaşıldı…”

“Bağlamından koparıldı…”

Allah aşkına!

Bağlamından koparılan nedir? Söylenen söz mü, yoksa sorumluluk mu?

Milletin gözünün içine baka baka söylenen söz, ertesi gün neden başka bir anlama dönüşüyor?

Siyasetçinin mikrofonu açıkken söylediği söz gerçek de, tepki başlayınca yapılan açıklama mı gerçek?

Böyle siyaset olmaz.

Siyaset; dün söylediğini bugün inkâr etmek, bugün söylediğini yarın başka türlü açıklamak değildir.

Siyaset sözünün eri olma meselesidir.

İnsanların güvenini kazanmak istiyorsanız önce sözünüzün arkasında duracaksınız.

Yanlışsanız kabul edeceksiniz.

Haklıysanız savunacaksınız.

Ama ne olursa olsun, kıvırmayacaksınız!

Çünkü milletin hafızası sandığınız kadar kısa değil.

Bugün sosyal medya var, yarın kayıt var, öbür gün arşiv var.

Dün ne söylediğiniz de ortada, bugün ne dediğiniz de…

Dolayısıyla artık şu meşhur “yanlış anlaşıldım” cümlesini her sıkıştığınızda can simidi gibi kullanmaktan vazgeçin.

Milleti de kendinizi de yormayın.

Ne söylediyseniz söyleyin.

Ama söylediğinizin arkasında durun.

Eğer yanlış söylediyseniz de…

Çıkın, açık açık söyleyin:

“Evet, yanlış yaptım.”

İnanın, bu cümle sizi küçültmez.

Tam tersine büyütür.

Çünkü vatandaşın aradığı kusursuz siyasetçi değildir.

Dürüst siyasetçidir.

Sözünün arkasında duran siyasetçidir.

Hatasını kabul edebilen siyasetçidir.

Ve en önemlisi…

Vatandaşı aptal yerine koymayan siyasetçidir.

O yüzden bir kez daha söylüyorum:

**Yahu arkadaş!..

Millet her şeyi görüyor, duyuyor ve not ediyor.

O nedenle “yanlış anlaşıldım” diyerek her şeyin üzerini örtebileceğinizi sanmayın.

Çünkü artık mesele sizin ne demek istediğiniz değil…

Milletin ne duyduğu ve sizin ne söylediğinizdir.

Gerisi?

Kusura bakmayın ama…

ÖTE YERDE OYNAYIN!

Köşe Yazıları