MENÜ
Tamer YAZAR
Tamer YAZAR
tameryazar@hataybizimmedya.com
Paylaş Paylaş Paylaş Yazı 74 defa okundu.

OLASI BİR SEÇİMDE NE OLUR?

Biliyorum, zor sorular ve cevapları da korkutanlar ama, bugün biraz bunu konuşalım., iki parçaya ayrılan bir CHP gerçeğinde hele ki!

CHP ve YENİ Parti bağlamında, seçmenin hangisini tercih edeceğini sorgulamak için henüz çok erken. Çünkü her iki tarafın da ne yapıp ne yapamayacağını görmek gerek. Sloganlarına karışan gerçeklerin ne kadar ayakta kalabildiğini de... Halk için üretecekleri çözümlerin yere ne kadar sağlam basabildiğini de...'Kaldıkları yerden devam" mı yoksa 'yepyeni bir sayfa' mı açtıklarını da...

Hepsi bir tarafa, dünün geleneksel yapısına sadakatin mi yoksa o sadakatte yaşanan depremlerin enkazından uzaklaşma eğiliminin mi ağır basacağını da izlemek gerek.

Tabi, bu tabloya ne taraftan baktığınıza göre de değişiyor, görüntü!

Yandaş kesim CHP'de yaşananları değerlendirirken, garip bir şekilde, MUTLAK BUTLAN kararından bu yana, Kemal Kılıçdaroğlu'nu koruyup kollayarak yapıyor bunu, hatta yapıldığı söylenen tüm anketlerde de Butlan sonrası CHP'sini AKP'nin epey arkasından da olsa ikinci sırada gösteriyor. YENİ Parti ise genelde baraj altı!

Şaşırdık mı?

Özgür Özel cephesini destekleyen SOL'un yandaş kesimi ise farklı anketlerde, CHP'yi baraj altı gösterirken, YENİ Parti'yi AKP'nin önünde gösterme gayretinde. CHP ise burada da genelde baraj altı!

Haklısınız, asla şaşırmadık.

Tamam da, yeni dönem Türkiye'sinin seçmeni ne halde? Önceliği değişti mi? Talepleri farklılaştı mı? Açlık ve yoksulluk sınırı içindeki hallerine iyileştirme yapamayanlar bağlamında tercihlerinde değişiklik yaptı mı? Siyasetin tozu dumanı içinde yaşanan onca gözaltı ve tutuklama furyasından etkilendi mi? Daha düne kadar muhalefete ait belediyelerin tek tek iktidar partisine katılışını izlerken, cebindeki o tek oy adına hikayesini güncelledi mi? Oy verip desteklediği belediye başkanlarının tüm muhalif kimliklerini bir kenara bırakıp, eleştirdiği iktidar kanadına geçmesine şahitlik ederken, 'bundan sonrası' için "nasılsa bir şey değişmeyecek" dedi mi?

Kim ne derse desin, konu, "BİZE KAZANDIRACAK" denen her ismin partiden aday gösterilmemesi!

Asıl konu, SOL'u güçlendirme pahasına, SAĞ adaylara bu kadar mahkum olunmaması!

Sahi, bunu hangisi başaracak?

ARINDIK / ARINIYORUZ diyen Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'si mi? ARINMAYA GEREK YOK diyen ve tutuklanan tüm partili isimlerin arkasında duran Özgür Özel'in YENİ Parti'si mi?

Günün özetinde, olası bir TBMM aritmetiğinde, seçim barajını geçemeyecek partilerden biri olarak gösterilen MHP'nin yine AKP desteğiyle Meclis'e taşınacağını, YENİ Parti'nin ise SOL diğer partilerle işbirliği halinde barajı çok rahat geçeceğini, DEM'in son PKK söylemleri noktasında kendi ılımlı/İslamcı Kürt seçmenlerinin de tepkisiyle baraj altı kalacağını, CHP'nin ise her hangi bir ittifaka dahil olamadan tek başına yürüyeceği bu yolda, yolun sonunu çok da göremeyeceğini düşünüyorum.

Yok, AKP'yi unutmadım!

Kimse kızmasın ama, AKP, açık ara olmasa da, yine birinci parti çıkacak gibi... Oy verip desteklediği belediye başkanlarının tüm muhalif kimliklerini bir kenara bırakıp, eleştirdiği iktidar kanadına geçmesine şahitlik ederken, 'bundan sonrası' için güvenini kaybeden ve "nasılsa bir şey değişmeyecek" diyen vatandaşlar noktasında en çok da!

Düşünün...

Köşe Yazıları