Kayyum, DEM, CHP! FARKLARI NE OLDU?
31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana siyasette yaşanan depremlerin, ardından gelen sarsıntıların, yaşanan enkazın altında kalanların hesabını yapan oldu mu?
Kaç belediyeye operasyon yapıldı?
Kaç belediye başkanı gözaltına alındı?
Kaç gözaltıyı tutuklamalar takip etti?
Kaç belediye başkanı partisinden istifa etti?
Operasyonlarla alınan kaç belediye başkanı itirafçı oldu?
Kaç belediye başkanı iktidar partisine geçmeyi tercih etti?
Görevden alınanlardan kaçı, olan bitenden dolayı kendi partisini suçladı?
Hangi partide, yaşananlardan dolayı "TEMİZLENMEMİZ ŞART" sloganları yükseldi?
Bu ağır ve yıpratıcı süreci DEM de CHP de bugün hala yaşıyor, farklı dinamiklerle ama, peki bu sorular noktasında hangi parti daha dik bir duruş sergiledi? Bu süreçte, DEM mi CHP mi daha fazla birbirine tutundu, dayanışma sergiledi?
Bugün biraz bundayız.
Şu ana kadar gözaltınan alınan ya da tutuklanan çok sayıda DEM Partili belediye başkanı ya da çalışanı noktasında dururken, bugüne kadar ne "AKP'YE KATILDI" haberleri okuduk, ne "BELEDİYE BAŞKANI İTİRAFÇI OLDU" söylemlerine denk geldik, ne de bu süreçte kendi partisini yaşadıkları noktasında töhmet altında bırakan bir DEM Partiliye denk geldik.
DEM'i bir çok açıdan eleştirenlerin bile birleştiğim bir nokta bu!
Hep bir arada durdular...
Birbirlerinden kopmadılar...
Birbirlerini asla suçlamadılar...
Çıkışı iktidar partisinde aramadılar...
Kurtulmak için parti rozeti değiştirmediler...
Havalı parti transfer gösterilerine dahil olmadılar...
Verdikleri mücadelenin neferi olmayı tercih ettiler...
İnandıklarının bedeli olarak gördüklerinden kaçmadılar...
CHP'de yaşanan kayyum / operasyonlar sürecinde de benzer bir DİRENİŞ gösterenler illa ki oldu ama, havalı parti değiştirme törenlerinde herkesi şaşırtan performanslar gösteren CHP'lileri de izledik! Bu sürecin suçlamalarından kurtulmak için İTİRAFÇI olmayı tercih edenlerin haberlerine de şahitlik ettik. Parti içinde, suçlamaların kalabalığında hedef olanlara "ACABA SAHİP Mİ ÇIKSAK İHRAÇ MI ETSEK" denen anları da yaşadık! Hatta kimilerinin, CHP'den istifa edenleri ya da AKP'ye katılmayı tercih edenleri kastederek "MINTIKA TEMİZLİĞİ" noktasında konuşmalarını da deneyimledik!
Kim ne derse desin,
...DEM, kendi KAYYUM sürecinin tüm ağırlığına rağmen, etrafa saçılmadı, etrafa saçılan parçalarını toplama çabasına düşmedi! Ne 'suçlamaların hedefindekiler' partilerinden, ne de partileri 'suçlanan partililerinden' uzaklaştı!
Haklısınız, DEM, siyaset depremlerinin şiddetli sarsıntılarından her defasında sapasağlam çıkarak, partisinin çimentosunu da demirini de bir şekilde herkese ispatladı. Peki, CHP'de yaşananların sebebi neydi? DEM kadar bir arada duramama sebebi neydi? Suçlanan partililerin iktidar partisine yaklaşma hikayesindeki temel sebep neydi? CHP'nin gözünün içine soka soka gerçekleştirilen abartılı iktidar partisine geçme törenlerine bu denli malzeme olabilmelerine zemin sağlayan sebep neydi? Parti değiştirdikten sonra, 40 yıllık AKP'li gibi konuşmalarına sebep olan şeyler neydi?
Konu, Özgür Özel mi?
Konu, Kemal Kılıçdaroğlu mu?
Konu, paylaşılamayan liderlik koltuğu mu?
Konu, o koltuğun etrafında birbirine yumruk sallayanlar mı?
Konu, SOL'dan kopan CHP'nin ideolojik parçalanışı mı?
Konu, SOL'dan çok SAĞ'ı omuzlama hali mi?
Konu, siyaseten bir kimlik bunalımı mı?
Sahi, konu ne?
DEM'deki demiri ve çimentoyu, CHP'deki demir ve çimentodan bu kadar farklı kılan ne?
Cevabı olan!?