MENÜ
Tamer YAZAR
Tamer YAZAR
tameryazar@hataybizimmedya.com
Paylaş Paylaş Paylaş Yazı 16 defa okundu.

KANDIRILDIK... Demeyelim De Bu Defa!

360 Milletvekilin imzasıyla Meclis Başkanlığı'na sunulan, 12 maddelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi kabul edildi, DEM ve PKK kanadının "KÜRT SORUNU", AKP/MHP kanadının  ise "TERÖR" başlığında!

Ve biz, hala, ortak bir metinden mi bahsediyoruz!?

Eğer AKP/MHP kanadının konusu, sadece PKK'nın fesh edilmesi ve silah bırakmasıysa, Kürt Sorunu ve demokratikleşme başlığı ise eldeki sürecin bir parçası değilse, kusura bakmayın ama, ne DEM'in ne de PKK'nın bundan haberi yok. Eğer konu; Kürtlerin anayasal hakları, bu yöndeki demokratikleşme adımları, kayyum atanan belediyelere özgürlük, Selahattin Demirtaş gibi bir çok üst düzey Kürt siyasetçinin tutukluluk hallerine son verilmesi ve çok daha fazlası ise, PKK da bu zeminde silah bırakmış ve kendini de bu kazanımlar noktasında bu aşamaya taşımışsa,  kusura bakmayın ama, ne AKP'nin ne de MHP'nin bundan haberi yok!

Hadi, hepsini, tüm anlaşmazlıklarımızı, önyargılarımızı, suçlamalarımızı, korkularımızı bir tarafa koyalım ve komisyonda yaşanan tartışmaların ardından Genel Kurul'da zılgıtlarla kabul edilen yasa çalışmasını hepimizin desteklediğini varsayalım.

Tamam da, farkında mıyız?

Konu, sadece hukuksal sonuçları olan bir yolculuk değil, ama siyasi sonuçlarıyla da Türkiye'yi yeniden şekillendirmeye aday, geri dönüşü de çok olmayan bir güncelleme! Rollerin yeniden dağıtıldığı, yepyeni kimliklerin yaratıldığı, paylaşımların henüz netleşmediği bir güncelleme!

Dilerim, tüm o imza sahipleri, karşımıza bir KANDIRILDIK hikayesiyle çıkmaz, ki alışkınız bu demelere.

Ama madem destekliyoruz hepimiz (!), okuyalım mı eldeki hikayeyi, o HEPİMİZ deneni?

DEM/PKK kanadı, tam olarak ne istiyor?

Anayasa’nın 42. maddesi (anadilde eğitim), 66. maddesi (vatandaşlık tanımı – etnik vurgu kaldırılsın, eşit yurttaşlık), 127. maddesi (idari vesayet/kayyum yetkisi) değiştirilsin. Başlangıç bölümü, barış odaklı yeniden yazılsın. Kürt demokratik-siyasi hakları, anadil ve kültürel haklar anayasal güvenceye kavuşsun, “demokratik ve yeni bir toplumsal sözleşme” kurulsun. Bunlar, bekleyen liste. Peki, ne var elde? Silah bırakma/fesih teyidi sonrası, örgüt üyeleri için soruşturma-kovuşturma ve infaz ertelemesi sağlayan, TBMM'de de kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” (Süreç/Çerçeve Yasası) var.

Tamam da,

...alınanlar karşılığında ne verilecek?

Siyaset satrancında, hamle sırası kime geçecek?

Bu defa, kim ya da kimlerin beklentisi devreye girecek?

Cevapları herkese göre değişse de, eldeki adına konuşursak eğer;

..DEM/PKK kanadı, aldıkları (veya alacakları) tavizler karşılığında, Erdoğan’ın görev süresini uzatma (üçüncü dönem / erken seçim veya anayasa değişikliği ile) yönündeki hesaplamalara destek vermeye yakın görünen bir politik duruş sergiliyor, ama bu da koşullu ve kademeli bir pazarlık olacak gibi. Anlayacağınız, kesin bir “evet” yok. Yine de, siyaset satrancında, DEM, şu an kilit oyuncu konumunda ve bunun da çok farkında.

Bunu biraz rakamlara dökelim mi?

AKP+MHP, eşittir 323 sandalye. DEM’in 56 oyuyla, bu sandalye sayısı 379’a çıkıyor ve 360 eşiği (referandum veya Meclis’in erken seçim kararı) rahat aşılıyor. 400 için de ek ortaklar (İYİ veya CHP parçaları) gerekiyor ama... Çerçeve Yasa'nın 468 oyla geçmesi (DEM imza + oy), buna dair hesapları beklenenden önce hızlandırdı, hatta Ankara’da “yeni anayasa” konuşmaları bile şimdiden başladı.

Yine de tüm bu konuşmaların tansiyonu, DEM/PKK kanadının "Öcalan'a özgürlük" beklentisinde yükselmeye devam ediyor.

Her şeye rağmen, DEM için asıl risk, tabanın önemli bir kısmının Cumhur İttifakı’na oy vermeye soğuk bakması. O yüzden de AKP/MHP'nin bu yönde oluşabilecek talebine rağmen, “aldıklarımıza karşılık Erdoğan’a süre uzattık” algısı dahi tabanı bölebilir. Bu yüzden de, İLLA Kİ VERİLECEK, ama 'nasıl paketleneceği' henüz netleşmeyen o destek ya çok gizli olacak veya “demokratik anayasa paketi” kılıfıyla servis edilecek.

Bu kadar ALACAK / VERECEK listesinin içiçe girdiği bir Türkiye gerçeğinde, beklentim;

...yeni bir KANDIRILDIK hikayesinin olmaması!

Sürecin, hep dendiği gibi, bir kardeşlik hikayesi yazması!

Yazar mı?

Köşe Yazıları