Hatay'ın Milletvekillerine; SORUN DA SORGULAYIN DA!
Hatay ve diğer deprem şehirlerinde, 6 Şubat 2023'ün ardından başlayan adalet savaşının yorgun, ama bir o kadar da öfkeli yüzleri, kaybettikleri sevdiklerini, enkazdan bile çıkmayan sevdiklerinin kayıp hanesine düşen karanlığını, enkaza dönen bir şehirde bunca ölümün sorumluluğunda durması gerekenlerin takibini hiç bırakmadı.
Yok...
Geride kalan 3 senede adalet yerini buldu, diyemiyoruz!
Geride kalan 3 senede tüm sorumlular cezalandırıldı, diyemiyoruz!
Geride kalan 3 senede adalet adına tüm beklentiler karşılandı, diyemiyoruz!
En diyemediğimiz şey de ne, biliyor musunuz?
Depremin ardından, Hatay AFAD merkezinde kameralar karşısına geçen ve 11 deprem kentinin milyonlarına yönelik bir açıklama yapan, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Hatay'ın Milletvekilleri Hüseyin Yayman ve Adem Yeşildal, en beklenmedik, ama en umut dolu açıklamayı yaptılar beraberce.
"...risk arz eden evlerinize girmeyi bırakın, bizler, bu konuda gereken hazırlığı yapıyoruz, EŞYA YARDIMI en kısa zamanda devreye girecek"!
Tamam, belki tam bu kelimelerle değildi söyledikleri ama, buydu. Canını tehlikeye atma pahasına, hala ayakta, ama hasarlı binalara girip, kalan eşyalarını kurtarmaya çalışanlara verilebilecek en değerli umuttu. Bir ömür kaybettikleri her şey adına 'yanınızdayız' diyen bu üç kişi, milyonlarca depremzedeye uzanan da bir eldi.
O ilk günden bugüne çok defa yazdım, çok defa sordum, çok defa paylaştım ama, ne Süleyman Soylu, ne Hüseyin Yayman ve ne de Adem Yeşildal tek bir kelime bile etmedi, verdikleri o söz üzerine!
Sustular...
Yok saydılar...
Belki unuttular...
Ya da unutturdular...
Kusura bakmasınlar, biz unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!
İstiyoruz ki, Hatay'ın iktidardaki AK Parti Milletvekillerinin verdiği bu sözü, Hatay'ın diğer Milletvekilleri (Sayın Necmettin Çalışkan, Sayın Mehmet Güzelmansur, Sayın Şefik Çirkin, Sayın Nermin Yıldırım Kara, Sayın Servet Mullaoğlu, hatta Sayın Sadullah Ergin), TBMM kürsüsünden gündeme taşısın, bu üç kişinin gözlerinin içine baka baka, verdikleri sözü hatırlatsınlar her birine. Bugün, onlara teslim edilen evlerinin içini borç harç doldurmaya çalışan, yokluk içinde yeniden bir ev kurmaya çalışanları yüzüstü bırakan bu tavrı, cevap alana kadar da gündemde tutsunlar hatta.
Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da, bu sözü veren Hatay'ın Milletvekilleri Hüseyin Yayman ve Adem Yeşildal da çok iyi bilsin ki, onlardan alacağımız, "Vermedik, çünkü..." cevabından sonra bu konuyu kapatacağız! Ama o güne kadar, bu soru da bu konunun sorgulaması da devam edecek!
Geçen üç senede ne depremin travmasını ne de daha da derinleşen mali zorluklarını atlatamayan bizlere verilip de tutulmayan bu söz neye benziyor, biliyor musunuz?
Kameralar ve gazeteciler kalabalığında yardım yapmaya çalıştığınız birine uzattığınız o eli, kameralar ve gazeteciler kayıttan çıktıktan sonra geri çekmeye...! İşte tam olarak bu ruh haline sahibiz hepimiz...! Bizi bu duruma düşürenler de sizlersiniz...!
Bence biraz düşünün...
O gün verdiğiniz sözü düşünün...
O sözü niye unuttuğunuzu en çok da...