Denizde Bir Su Damlasıyım… ÇELİK Ve Unutulan Hikayemiz!
6 Şubat 2023'ün ardından UNUTULDUK diyen kaç kişiyiz?
Ben, onlardan biriyim.
BEN DE diyen!?
Herkes her şeyi unutur da, devlet adına "BURADAYIM" diyen ve 'YARDIM SÖZÜ' verenlerin bile sizi unuttuğu bir ülkede "BEN DE" diyenleri yadırgamayın. Depremin hemen ardından; İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hatay Milletvekilleri Hüseyin Yayman ve Adem Yeşildal'ın, kameraların karşısına geçip de "BURADAYIZ" dedikleri o anı, hayatları adına çok şeylerini kaybedenlere 'EŞYA SÖZÜ' verdikleri o günü unutmadım, unutmayacağım, unutturmayacağım!
Aradan kaç gün, kaç hafta, kaç ay, kaç yıl geçti?
Mağduriyetlerimiz mi bitti? Depremin tüm acıları mı sarıldı? Tüm eksiklerimiz mi tamamlandı? Depremle yer bir olan hayatlarımızın tüm enkazı mı kaldırıldı? Ne oldu da o 'EŞYA SÖZÜ' unutuldu? Nasıl bu kadar kolay 'UNUTULDU'? Bugün, üç isim de hiç bir şey olmamış gibi aramızda dolaşırken, ama daha da kötüsü, hiç bir gazeteci onlara bu sözlerini hatırlatmazken, hangi ara bu kadar boşverdik? "NİYE UNUTTUNUZ" diye onları ne oldu da sorgulamadık! Devlet adına verdikleri sözün niye arkasında durmadıklarını, gözlerinin içine baka baka sormadık! Milyonların mağduriyeti üzerinden 'UMUT OYUNU' oynayanlardan neden hesap sormadık!
Haklısınız,
...onlar unuttu!
Zamanla biz de unuttuk!
Çaresiz yalnızlığımıza mı alıştık?
Bugün, "ALIŞMA" diyen, "YALNIZ DEĞLSİN" diye de ekleyen birinde duracağız... Milyonların deprem gerçeğinde "DENİZDE BİR SU DAMLASIYIM" diyerek o çaresizliği omuzlayan özel birinde, Sanatçı / Şarkıcı Çelik'te...
Çelik (Çelik Erişçi), son dönemde, özellikle de deprem bölgeleri ve diğer şehirlerde bakkalların, marketlerin ve eczanelerin veresiye defterlerindeki biriken borçlarını, konserlerinin gelirleriyle ödemesiyle gündemde. buna dair her adımını da sosyal medyada video ve paylaşımlarla duyuruyor. Ama gariptir, bu hareket genel olarak takdir toplasa da, özellikle sosyal medyada eleştirileri de beraberinde getiriyor.
Niye?
'GÖSTERE GÖSTERE' yapıyormuş!
Yardımlar 'REKLAM' kokuyormuş!
İyilik dediğin şey' GİZLİ' olurmuş!
Merak ediyorum...
İYİLİK denende bu kadar takılı kalan bu kalabalık, 6 Şubat depremlerinde 'EŞYA YARDIMI SÖZÜ' veren, ama o sözü yerine getirmeyen Süleyman Soylu, Hüseyin Yayman ve Adem Yeşildal için kaç kere konuştu? Onları kaç kez gündeme taşıdı? Eldeki çaresizliğe umut verip, ardından yalnızlığa terk edenlere ne dedi? Devleti temsil etmenin ağırlığında konuşan bu üç kişiyi kaç kez eleştirdi? 11 kentin deprem mağduriyetinde YARDIM beklerken unutulanları kaç kere hatırladı?
Cevap, 'HİÇ BİRİ'...
O zaman, bugün de hiç konuşmasınlar!
Sevgili Çelik, onları bu kadar 'ÜSTTEN' ve açık açık eleştirenlere dair konuşurken, önce sormuş;
“Bir süredir bakkal ve eczaneleri geziyor, borç/veresiye defterlerini kapatıyorum. Peki, sizce ben bunları neden göstere göstere, açıktan yapıyorum?”
Ardından da Bakara Suresi 274. ayeti referans vererek yanıt vermiş;
“Hem gizli hem açık infak güzel! Niyet temizse, sorun yok, başkalarını cesaretlendirir”...
Depremden sonra Ankara'ya taşınan ve bir gün "TEKRAR ANTAKYA" demek için gün sayan biri olarak, ben de o 'NİYET' denendeyim. 'TEMİZ' olanında ama... O yüzden de "İYİ Kİ VAR" dediğim listeme çoktan eklenen bir isim, Çelik.
Bizi unutmadığı için...
Bizi, diğerlerine hatırlattığı için...
Bitmeyen travmalarımızı omuzladığı için...
'BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ'e ruhunu kattığı için...
İyi ki varsın!