CHP'nin çatırdayan Tabelası... MÜHÜRSÜZ OYLAR Meselesi!
16 Nisan 2017 tarihli referandumda, tahmini 2.5 milyon mühürsüz oyun geçerli sayılmasıyla ilgili YSK işlemini hangimiz unutabildi ki!?
Ne demişti, o dönem Yüksek Seçim Kurulu;
“Bazı sandık kurullarının, seçmene, oy pusulası ve zarflarını sandık kurulu mührüyle mühürlemeden verdikleri yolundaki yoğun şikayetler üzerine bugün toplanan Yüksek Seçim Kurulu, sandık kurulu mührü taşımayan oy pusulası ve zarfların dışarıdan getirilerek kullanıldığı kanıtlanmadıkça, geçerli sayılmasına karar vermiştir. Sayım-döküm işleminin buna göre yapılmasına…”
Ve bu kararla, MÜHÜRSÜZ OYLAR diye siyaset tarihine geçen olay, aynı siyasetin ivmesini de yol haritasını da bir anda değiştiriverdi.
Niye mi?
Parlamenter sistemden başkanlık sistemine (cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine) geçişin anahtarı haline gelen seçimin sonuçları bakın o gün nasıl oluştu:
Evet: %51,41 (25.157.463 oy)
Hayır: %48,59 (23.779.141 oy)
Fark: Yaklaşık 1,38 milyon oy
Anlayacağınız, itiraza gerek duyulmayan o MÜHÜRSÜZ OYLAR meselesi, bugünkü Ankara resminin de bir karşılığı, ki o yüzden de o karşılıktayız bugün ve konunun da bence SKANDAL bir de iddiası var, etiketlenen!
Etiketleyen mi?
Gazeteci Deniz Zeyrek!
"Duyduğumda, kulaklarıma inanamadım" diyen Zeyrek, önce bir bilgi / iddia paylaştı, buna dair. 22, 23 ve 24. dönem CHP Konya Milletvekili Atilla Kart'a dayandırdığı o bilgiye / iddiaya göre, Kılıçdaroğlu, YSK’nın mühürsüz zarf kararını 10 dakikada kabullenmiş ve teşkilatlara da 'itiraz etmeyin' mesajı göndermiş!
Akla gelen soru hepimiz için aynı!
Kemal Kılıçdaroğlu, böyle bir şeyi neden yapsın?
Ankara Barosu'na kayıtlı bir hukukçu da olan Kart, kendi hesabından bu yaşananlara dair bir not paylaşırken, 16 Nisan 2017 tarihli referandumda, 2.5 milyon mühürsüz oyun geçerli sayılmasıyla ilgili YSK işleminin iptalini sağlamak amacıyla, Danıştay ve AİHM nezdinde dava açılması için kendisine verilen vekaletnamenin Genel Merkez kararıyla geri alındığını, oysa ki, YSK işleminin iptali için bu süreçte ciddi de bir mesafe kat edildiğini dile getirmiş.
Peki, bu iddiaya / bilgiye / suçlamaya ya da adına ne derseniz deyin, Kemal Kılıçdaroğlu cephesi ne der?
YSK’nın mühürsüz zarf kararına dair teşkilatlara 'itiraz etmeyin' mesajı gönderilmesi meselesine ne der?
Parlamenter sistemi sıfırlayan bir referandum meselesinde, ülkenin siyasi kaderini ve yolculuğunu değiştiren böylesi bir sonucu başından kabul etme gayretine onu zorlayan sebepleri adına ne der?
Hatta, böylesi kırılgan ve tartışmalı bir siyasi ortam yaşanırken, Atilla Kart'ın sorusunu da araya sıkıştıralım;
..."2 ay sonra, görünürde Ankara-İstanbul yürüyüşünü yapmışken; 16 Nisan gecesi, CHP Genel Merkezi'nden 5-6 km uzaklıkta bulunan YSK'ya yürüme cesareti ve sorumluluğunu neden gösteremediniz?
Hepsi bir tarafa, yani bu iddia / bilgi / suçlama bir tarafa, ben en çok bir şeyi merak ediyorum!
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP lideridir ve bir karar vermiştir, DOĞRU ya da YANLIŞ ama...
Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından, YSK’nın mühürsüz zarf kararına dair teşkilatlara 'itiraz etmeyin' mesajı gönderilmesi meselesi gerçekten de yaşanmışsa, NİYE TEK BİR TEŞKİLAT BİLE o dönem buna karşı çıkmadı? NİYE TEK BİR TEŞKİLAT BİLE, TBMM'nin etkinliğini ve siyasetin demokratik yüzünü gölgeleyecek böylesi bir referandum sonucuna omuz veren böylesi bir kararı sorgulama gereği bile duymadı? NİYE TEK BİR TEŞKİLAT BİLE, bunu, o dönem kamuoyuyla paylaşmadı ve durumu protesto etmedi? MÜHÜRSÜZ denilen oylar konusunda CHP adına bu kadar net bir tavır ortaya konmuşken, bu süreci hukuki olarak da takip ediyorken, o dönem TEK BİR MİLLETVEKİLİ BİLE ayağa kalkıp da SİZ NE YAPIYORSUNUZ diye NİYE sormadı, sorgulamadı?
Yok,
..asıl konu, bugünkü paylaşılan iddia / bilgi / suçlama değil, ama bugüne kadar SUSANLAR!
Çünkü sustukları için tüm bu yaşananlar!